genellikle küçük çocukların kayboldukları, kendilerini güvensiz ve çaresiz hissettikleri zaman ağlayarak söyledikleri söz, ama şu da bir gerçek ki kaç yaşınıza gelirseniz gelin bu iki sihirli kelime hep geçerlidir bizim için, onların şefkat ve güven dolu kollarında olmayı kim istemezki!
ilkokuldan sonra yatılı kalmaya baslamıs cocukların ilk bi kac haftadaki serzenisleri.birden hoykurmeye baslayıp,yurt mudurunun odasını basar bu cocuklar.bi biskuvi reklamında da somurulduydu bu durum.ayrıca erkekjlerin kadınlar tarafından yetistirldigininde en guzel ornegidir.peder aklına bile gelmez,cunku genelde annende yatılı okula gitmeni istemiyodur,pederde cocuk aglamasın diye umursamaz adam tribleri yapar.
ilkokulda ilk günün ilk dersidir bu. 50 tane çocuk bir odaya tıkılır ve annemi istiyorum diye ağlanmaları sağlanır. ilkokulun ilk günü annesini istemeyen, hatta annesi akşam almaya geldiğinde "ne geldin, ben eve kendi başıma dönemeyecek kadar aptal mıyım" diye çıkışan çocuklar ileride ya çok büyük işler başaracaklar, ya da hayırsız evlat ökkeş olacaklardır, arası yoktur bunun*.
çalışan annenin o an gelemeyecek olduğun bile bile, samimiyetinden şüphe duyulmasın asla ama evde, kreşte, sokakta bir yandan da etraftakilere eza etme yöntemi.. anne diye tuttura tuttura o dönemde tepinirken koca insan oldğunuzda içinizde yükselen taşkınlığı telefonn tuşlarına biraz aceleci, biraz sert vurarak bastırmaya çalışırken, kulağınıza dolan o sıcak sesin sahibine duyulan, hep duyulacak olan o koca özlem...