benedicta
benedikten papazlarini cagristiran muhtemel latincede kutsanma anlamina gelen bir kelimeden turetilmis bir sözcük.(
still, 20.04.2001 10:46 ~ 02.06.2005 18:12)
süper manyak bi kimse. zaten manyaklığını kıskandığım kimselerden birincisinin adı nazan öncel ikincisinin adı "beni dik da".
sözlüğe öyle bi ara vermiş, nasıl da dönmüş kimse.
"naaber lan kadın" diyip şaşırtan, hiper ve aktif bi kimse.
edip, sinemacı, seyyah, yeah. ve onun işaret parmağı, diğerlerinin işaret parmağından daha işlevlidir. neyi işaret ederse oraya bakınız.
bugun itibariyle dogum gunu insanidir kendisi, kutlu olsun madem
bir roman kahramaninin adi... ayni zamanda rivayete gore "kutsanmis olan" gibi bir anlami da mevcuttur, ben o kadariyla ilgilenmiyorum. beni kizcagizin ayak parmaklarindaki abukluk cezbetmisti...
(bkz: afroditin baskaldirisi)
ulu patron, citir sey.
bana ayar verdigini sandigim ama esasinda oyle bir niyeti olmayan, alinmamam icin entry'sini silecek kadar ince dusunen, bir pazartesi sabahi yeni uykudan kalkmisken bana "seker sey" gibi iltifatlar ederek gulumsememi saglamis olan sicakkanli insan.
odevini bitirmeyenleri cennette azap cekmekle ve odevin arkasindan aglamasi tehdidi ile korkutan umaci, gulyabani, beberuhi, ve benzerleri. yaninda bonus olarak citir pitir sinema insani, senaryo yazani, gobek atani, rastik cekeni, yastik dikeni.
uzun zamandır gördüğüm en güzel gözlere sahip, ruhunun güzelliğini gözlerinde taşıdığına inandığım biricik badim.
kızımın vaftiz annesi.*(
milena, 23.05.2003 16:14 ~ 29.05.2003 01:50)
(bkz: eggs benedict)*
gelecege dair kurdugu ,kurdurttugu hayallerle basımı döndürmüş, iyiligi insanlıgi; kıtalar boyu uzaklıklardan bile hissedilen jenerik gulu...
yurt disinda guzel hazir salata soslari yapan calve gibi bir sirket. beyaz mayonezimsi sosu cok enfestir.
bulundugu yer ile istanbul arasinda saat farki oldugunu bilmeyen bir kisidir. yarati sancilari cekmekten uyumaya vakit bulamiyor ki.
beni justine ile tanistirdigi icin mutesekkir oldugum insandir.
o amerika’da ben istanbul’da olmamıza rağmen birlikte film izleyerek bir garip olaya imza attığımız kişi… ancak bu ana haberlik hadise sonucunda bunca zaman sonra kendisiyle ilgili bir toplu gösterinin vakti gelmiştir. öncelikle uzunca bir keyword listesiyle göstergebilimsel bir yaklaşım sergilemek isterdim kendisine ama bilmekteyim ki o denli ince bir kişidir ki bunca övgüye dayanamayacak, utanacak kızaracak, gözleri dolacaktır.. ancak övgünün ta kendisi olduğunu belirterek bu kısmı geçer, yeterli bilgiyi vermiş oluruz..
lakin bunlarla biter mi bu benedicta?. bitmez!.. nereden gelmektedir bu muhabbet, nereden tanımışızdır kendisini?.. burada da bir otosansür nedeniyle avoid ettiğimiz bir özelliği devreye girmektedir kendisinin.. fazlasıyla anaç, fazlasıyla ,iyilik küpü olan bu varlık, dünyanın en dibinde yer alan bir kişiyi (ki kim olduğu tahmin edilebilir) üstelik kendi başındaki dert bini aşmışken, elinden tutup, dağa tepeye çıkarmış temiz hava aldırmak suretiyle onu kendine getirmiştir.. ancak hiçbir zaman sevgi kelebekliğine soyunmamış, gerektiğinde karşısındakinin iyiliği için sert yöntemlere ve söylemlere de başvurmuştur*... bununla kalabilir mi? kalamaz elbette çünkü konumuz benedicta’dır…
bu tazeleme operasyonunun ardından antibiyotik özelliği bulunan bir takım tavsiyeleri ve akla hayale gelmeyecek tahlilleri sayesinde bir yıkımı engellemiş, elleri öpülesi bir insan olarak kayıtların en ulaşılamaz boyutlarına geçmiştir ki sadece kendisine duyulan sıradan bir minnet hissi değildir bunun sebebi elbette... gelgelelim bu hadiselerin geçmişi vardır elbet.. bu geçmişte, senaryolar tartışılmış, birlikte sahneler yazılmış, sayfalarca tartışma metni ortaya çıkarılmış ve bunların hepsinin sanki bin yıldır tanışıyormuşcasına gibi nasıl yapıldığı bir türlü anlaşılamamıştır…
bu nedenlerle buraya “sevdiğim, saydığım bir sözlük yazarı” ibaresini koyamamakta, sadece bununla sınırlayamamaktayım kendisini… zamanı lastik gibi çekiştirerek gerçekleştirilen bu hamur ise her daim böreklik kıvamda bekleyecektir.. dolapta dursundur bozulmasın, ölmesindir… bir de senaryosu var elinin emeği gözünün nuru... güney afrika'da kanat çırpan bir kelebek etkisi yaratması an meselesidir...
ny, ny olalı böyle taş görmüş müdür acep dediğim, çıtırların ve badilerin bitanesi. zekası ve yaratıcılığıyla da her daim şaşırtmakta ve takdir toplamaktadır o ayrı.*(
milena, 10.07.2003 02:32 ~ 01.02.2004 15:22)
beni -belki de önyargi ile- yanliş tanimiş* genc yazar.
insanligi post apokaliptik tofas kehanetleri konusunda uyarmamizda on ayak olmus degerli sahsiyet.
zaman zaman feminist damari kabaran zor kadin. su anda buyuk elma kompostosu hazirlamakla mesgul olup kendisinden yol yordam ogrenmek isteyen genc muritlerine hayir duasi karsiligi el vermektedir.
35 yaşına gelmiş olduğunu tahmin ettiğim sözlük yazarı :)
pooça canavarı. pazar akşamı kahvaltılarının vazgeçilmez kişisi. gecenin bir yarısı yarı sarhoş, icqda konuşurken geçen şu diyaloğu not etmeden geçemiyeceğim:
wookiert: evet nekrofili olaya guzel bir hava katmis
wookiert: ahahha ne dedim ben simdi
benedicta: ahahah olay o zaten :))
benedicta: homofobi ve nekrofili :))
#3183663 ile bir an icin hangi gobek diye duşundurtmuş bir insan kendisi, kendisine sozluk kanaliyla selam etmeyi bir borc biliyor, gobek seven kadinlar başliginda yazacaklarini kesinlikle bekliyorum.(
cyrus, 04.08.2003 01:23 ~ 01:24)
yakın bi gelecekte birlikte çok hoş zamanlar geçireceğime inandığım dostum. tabi o hoş zamanlardan sonra dost olarak kalır mıyız; başka bi boyuta taşınır mıyız emin değilim.*
bir nevi nihavend mucize. detaylari icin (bkz: huysuz ve tatli kadin)
humanistim dedikten sonra, amerikalilari ya da iraklilari, erkekleri ya da kadinlari, sismanlari ya da zayiflari, heteroseksuelleri ya da escinselleri, zenginleri ya da fakirleri, cocuklari ya da yaslilari* konu disi birakmamaya calisan sozluk kullanicisi.
savas karsitiyim diyip, iraklilara yapilan haksizlik kadar, ikiz kulelerde olenlere de uzulen, siddette terorde hicbir sebeple hicbir hakli yan goremeyen kisi.
mukemmel olmayan ve kendine, ona isimler takanlarin da mukemmel olmadigini hatirlatan, haliyle bundan fazla lafi olmayan mahlukat...
edit: bunları birine ayar olsun diye yazmış ama kime niye yazdığını bile unutmuş sarsak tavşan...(
benedicta, 16.08.2003 03:47 ~ 11.05.2005 16:44)