koca tembel
turk sinema tarihi 101 tarzında tematik entryleriyle yazarlığa adımını atmış kişi.
çalışıyormuş izlenimi vermek başlığındaki #3974677 numaralı entrysi ile ismi ile müsemma bir yazar olduğunu göstermiş bulunan şahıs. sözlükte tembelimiz eksik değildi ya, bir tane de koca tembel'imiz oldu, ne güzel. hoşgeldin.
akilli, uslu, sinema konusunda bilgisi süper denebilecek zat-i muhterem, en bi gri insan. dost kisi. starsailor
sever. ours sever. gökbilimcisidir ayni zamanda ama henüz bi calismasini göremedik:)
semi gigantik bahar geldi zirvesi 2'nde tanıştığım harika sohbeti olan adam... ancak zirvelerde kendisine yer verilmesini bir nezaket olarak algılamamayı öğrenmeli...
arda sözlüğü konusunda tematik yapan bir şahıs.
the encyclopedia of ardadaki maddeleri sırasıyla sözlüğe girmeye başlamış şahıs.(
sui, 29.04.2004 09:11 ~ 09:34)
the encyclopedia of arda'dan ya da başka bir kaynaktan, orta dünya ile ilgili tematik bir çalışma başlatmış yazar.. akıllı bkz kullanımları ve çevirilerin iyi olması nedeniyle benim gözümde iyi bir çalışmaya imza atan kişi... başlıkları açış temposu da sol cenabı tamamen işgal etmediğinden eline sağlık diyorum...
gece boyunca * bana şaşkın gözlerle bakan, her nedense tüm haşarılıklarımı tanık olan, keyifli insan...
sarhoş olma safhalarını anlattı uzun uzun, en zorunun inkar olduğunu söyledi
yanıldığını zevkle iletirim kendisi, hiçbişi hatırlamıyorum...(
mijen, 07.05.2004 00:58)
yeni tanıştığım ve tanışmaktan ziyadesiyle keyif aldığım bir insan oldu. özellikle her yönüyle archangel in bondage'a benzettiğim, hatta gecede de * bu konuda epey tartışma geçen, ilginç, tez incelenmesi, dost olunması gereken kişi. süper.
kendisini bir türlü çözemediğim 'garip' şahıs.bir gün yaptığı diğer güne uymaz,sabah söylediğini akşam hatırlamaz.onca vakit geçirmişliğimize rağmen 'çözemediğim' , akıl irfan sahibi,ayar üstadı,akıllı,pek de güvenilir olmayan lankin özünde iyi bir tohum yattığına inandığım kişi.
o ne siyahtır ne de beyaz..gri'dir o.gri!
zenci bu; belki rengi atar diye gece gündüz yıkıyorum ama nafile...
üstelik de tüm çamaşır sularını kullandım...(
mijen, 26.05.2004 00:05)
hakkında şu yorum yapılırsa hata edilmemiş olunacak şahıs:
''gittim,gördüm,yerinde inceledim.
yok...bir numarası yok.''
(bkz: grima)
(bkz: güvenilmez)
olsa olsa bir piton bu kadar tembel olur.
(bkz: gros calin)
tamamı ile ben olan kişi. yeri geldiğinde dostları çalınan, yeri geldiğinde en kötü olan, yeri geldiğinde de daha iyi bir olanak bulduğunda arkadaşlarını satan kişi. güzel bir anakin skywalker girişi yapıp sauron'dan çıkılabilecek ve bütün bunlara rağmen yine de kolaya kaçanlarca kötüdür denebilecek kişi. güvenilmez, verdiği sözleri tutmayan insan olarak addedilen kişi. sözlerini tutmayan, evet, tekrar vurgulamak lazım bunu, koca tembel kimmiş daha iyi anlamak için, görebilmek için.
yine de, tanıdığı bir çok insan arasından, arada sırada da olsa vakit ayırabilen, her insanı kullanabileceği bir alet olarak değil de (elbetteki böyle gördüğü ve sonuna kadar kullandığı insanlar da olmuştur, zira kendisi anakin skywalker olmaya yakınlaştıysa da, idealindeki gandalf the grey değil, olsa olsa insandır, dunedain'dir.), birer insan olarak gören, elinden geldiğince vakit ayırmaya çalışan ve bunu yaparken de sorumluluklarını** hiçe sayan bir insandır. yeri geldiğinde kendisine ve ailesine hiç çekinmeden yalanlar söyleyebilen, üstelik de bunu sadece değer verdiği bir kaç insanın kendilerini daha iyi hissetmeleri için yapan bir insandır. üstelik kendisine gönül adamı yakıştırmasını bir kez bile yapmamıştır. yeri gelir altı ay boyunca göremeyeceği ve kapısına dayanan bir dostu uğruna söz verdiği bir buluşmaya gitmez, bunu anlatır ama anlaşılmaz, yeri gelir birden fazla arkadaş grubu aynı günde buluşacağız der ve birilerinin kalbini yaparken birilerininkini kırar ama yine de doğru bildiğini yapmaktan sonuçlarını bile bile çekinmez. yeri geldiğinde de bir dostuna "aramızda alacağın vereceğin lafı olmaz" der, o an için onun dostu olurken başkalarının düşmanı oluverir. öylesine sinsi bir yaratıktır, şeytani bir şekilde etkiler çevresindekileri ve istediğine ulaşır, sözcükleri ve sesini oldukça iyi kullanır ve asla acımaz.* her şeyi herkesten çok iyi bildiğini sanan "bütün dünya bana düşman" ergenlik çağı tutsaklarına göre ise sadece boştur içi, sadece boştur.
oysa ki kendisi ister ki bütün dünyayı bir tılsımla değiştirebilsin ve daha iyi bir hale getirebilsin, onu yapamıyorsa da en azından on yıllar boyunca çabalasın ve en azından istediklerinin en azından dünya yüzölçümüne göre ufak bir kısmını, yaşadığı kısmını ve kendisini ait hissettiği kısmını değiştirebilsin, yaşanılır hale getirebilsin. kendisi ister ki hep sözünü ettiği irak'da kolları ve ayakları kopan çocuğu karşısına alabilsin ve geceler boyu, o çocuk uyuyana değin masal anlatabilsin. kendisi kötü olmayı da ister elbette, kime göre neye göre diye düşünerek, işine gelir kimisinin kötüsü olmak, nobel edebiyat ödülü de almak ister yazdıkları ile, alacağını bile bile ve yazacakları ile, o ödülü elinin tersi ile itebilecek olsa da. komunizm'in düşmanı da olmak ister kendi çıkarları uğruna, kendi çocuklarının güzel bir yaşam sürebilmeleri uğruna derinlerinde komunizm diye yansa da, ister elbet mustafa kemal'in yattığı yerden doğrulup da şimdiki yönetenlerin yaşadığı yerlerin haritadan silinmesini bir buyruğuyla istemesini. ister ki atının üzerinde tanklara karşı doludizgin gitsin ve zafere inanmanın teknolojiden üstün olduğunu ve sonuca etki edebileceğini tıpkı hagi'nin bir maçın kaderini değiştirebilecek bir oyuncu olduğunu bildiği gibi. çok şey ister, doyumsuzdur, kendisi için istediği eş-aş-iş denkleminden ziyade. hayalleridir onu yaşatan, idealleri ve istedikleridir onu yaşatan, görülmemiş tembelliği engel olsa da, içindekileri açığa vuracak gücü hep yarına ertelese de.
yine de insandır koca tembel eğrisi ile, doğrusu ile, romain gary'nin bir roman karakteri olmaktan ziyade.
yillar once bugun dogmus yazarimiz. iyi ki dogmus, iyi ki yazmis zamani gelince ve iyi ki yazdigi kadar okumasini, dinlemesini, anlamasini da bilmis.*
iyki doğmuş kişisi pasta cocuğu. haber vermeden üflenmiş mumları diyolar iki gün önce. esefle kınıyorum. **
''-mijen hanım biz burdayıs ama siz yoksunuz nasıl organizatörlük bu, insanları bekletmek reva mı yani, kınıyorum, kınıyorum, bik bik bik bik bik''
şeklinde telefon konuşmasına maruz kaldığım zenci gimli...
saclarını da kestirmiş pek bi yakışmış kısa saçlı zenci gimli olmuş...(
mijen, 04.07.2004 12:53)
moda sahilinde sabahlayalım zirvesinde mutantların saldırısından sonra muhabbet etme fırsatı bulduğumuzda, konuştuğumuz çoğu konuda görüşlerimizin aynı çizgide olduğunu gördüğüm ve bir dahaki sefere çok daha uzun konuşmayı umduğum gerçekci insan, ayrıca bölümdaşım.
hayırsız kişidir kendileri...doğruya doğru.
kendisine acil şifalar dilediğim ve tekrar(!) dünyama hoş geldin dediğim nacizane kişilik..
kojaman yürek olarak nickini değiştirmesini önerdiğim, susan bir çocuktan anlatan bir çocuğa dönüşmesi yolunda elimden geleni ardıma koymayacağım (vakti zamaninda zenci bir gimliyken onu beyazlatmayı da basarmıştım) uçurtma ustası renk atmış gimli...
''gercek deger gelmesi bosluk dolduran degil;
gitmesi bosluk yaratan dır.'' yazıyor yeni tişörtünde...(
mijen, 31.08.2004 23:59)
zaman zaman haftalarca hatta aylarca düşündüğüm bazı felsefi olguların bende oluşturduğu soru işaretlerini ortadan kaldırmak için "en iyisi gidip bir bilene sorayım" diyerek icq'da kapısını çaldığım olgun insan. hiçbir zaman tartışmaktan sıkılmayan ve her soruma cevap verebilen birisi. genelde, gerek bana verdiği cevapların bütününden, gerek sadece satır aralarından ufak hayat dersleri çıkarabildiğim, bu dersleri birleştirince de tartıştığımız konular hakkında paradoksal görüşlerimi şekillendirerek yerini daha düzgün fikirlere bıraktıran insan. bir nevi akıl hocam.(
t rex, 19.09.2004 00:37)
iyi kalpli katil. (bkz: onu öldürdük dostum) *
şong şuu'nin,1 kilo domatesin,federallerin,güney sınırının,dibi olmayan kuyuların önemini çok iyi kavramış orta dünya insanı.en yakın zamanda bol distortionlı mekanlara götürüp göbek attıracağım,alnına para yapıştıracağım ve tabi ki hepsinden önce bulduğum yerde öldüreceğim;lanet olası dostum. *
inanıyorum birgün çıkacak kutsal mağarasıdan. bir modern zaman dervişi-şövalyesi gibi vecd halinde saklandığı odasından. cdler, bilgisayar parçaları, kablolar, taşınabilir bellekler ve diğer teknoloji kargaşası arasından sıyrılacak ve o büyülü karakentin kalabalığına karışacak. tek korkum o gün geldiğinde görünmeyecek kadar beyazlaşmış olma ihtimali. her görüşümde biraz daha beyaz bir adam oluyor çünkü.
ilk görüşümde vefa civarında kabilesiyle terör estiren kanlı canlı bir yeniyetmeydi, sokaklarda dolanıp kavga bile ediyordu, aşık olup elini kapılara sıkıştırıyor, ben sana mecburum diyordu sarhoş olup kendi kendine. gün geçtikçe yavaşladı ritmi, aşık olmak bile külfet sanırım artık onun için. harbiden koca tembel artık o, daraldıkça yuvasında kıvrılan görünmeyen koca bir piton. astronomi ve tembellik labirentlerinden yırtıp çıkışa ulaştığında görünür ve rengarenk bir adam olacağını ümit ediyorum şiddetle. belki romain gary'e ilham verecek bir öykü bile çıkabilir ardından rahmetli mezarında birkaç tur atıp iç geçirir.
bitmek biilmeyen ağrılardan sızılardan kurtulup zekasını ve hayalgücünü yeniden kullanmaya başlayacağı ve başka bir romandan feyz alacağı günü beklemekteyim. ömür sonsuz değil ne yazık ki.