paralel evrenler teorisi
ukteden selamla;
bizim algilayamadigimiz ve göremediğimiz bir yerde belki evrenin ötesinde başka evrenler war olduğuna işaret eden bir kuramca... bu mistik bir inanışken sonradan einstein başta olmak üzere (bkz: rölativite teorisi) bazı bilim adamlarınca açıklanaraktan daha samimi ünlemler yaratılmasına vesile olmuştur.
(
cyrano, 04.08.2001 20:44 ~ 20:45)
mesela bizim yaptığımız hareketlerinin aynısını yapan bizim gibi olan bir evren daha war mı şeklinde de ortaya çıkabiliyor, ondan ayrı, "2 boyutlu war, 3 boyutlu war, daha ötesi de wardır belki" sorusuyla da buluşabiliyor; bu nokta kağıt ve masa örnekleri ile açıklanıyor:
"uzaydaki tek bir noktayı ele alalım. verin... evet, bu noktanın herhangi bir yöne doğru uzanan hacmi yoktur. war mıdır, hayır. dolasıyla bir matematikçi için o nokta boyutsuzdur. düz bir çizgiyi alalım. geri vereceğim; o da sadece bir yöne doğru uzayıverir. genişliği ve yüksekliği yoktur, kendi halinde yalnızca uzunluğu vardır. matematikçi bunu tek boyutlu olarak kabul eder. ansızın bir kağıt parçasını ele verelim. buyrun, genişliği ve uzunluğu vardır ama derinliği yoktur. öyleyse o da iki boyutludur. bir masayı ele alalım, olmuyorsa sırtlayalım, genişliğiyle, uzunluğuyla ve derinliğiyle üç boyutlu bir nesnedir değil mi ? örneklerimizi bir kez daha inceleyelim: boyutsuz, tek boyutlu, iki boyutlu ve üç boyutlu. belki bunu bıraksan bu gidiyor, öyleyse niye diğer boyutları keşfetmeyelim, niye "yoktur" diyip 3. boyut''ta kalalım"
ben de hak weriyorum, kalmayalım, diyorum abi.
bir de olayın dini bölümü war; kur''an''da; "biz herşeyi çift yarattık" gibisinden bir bölüm olduğunu herkes duymuştur; yani belki de, buraların aynısından, benden, burnumdan, güneşten, en güzeli roxane''dan bir tane daha war olabilir...
back to the future 2 de en basit düzeyde işlenmiş olay; zamanda geri gidersin, bi olayı değiştirirsin , başlangıç noktan artık yola çıktığın gun değil, değiştirdiğin olayın yarattığı zincirleme olaylar serisi sonucu oluşan gun olur.
planet of the apes''de tekrar gozler onune atilan ilginc kuram.. filmin en onemli temasidir hatta.. ve hatta sonunda "yuh allah insani tas eder yapilcak is mi bu seni salak seni" dedirtmistir...
bu adamlar bir de şöyle diyor: evren her karar aşamasında ikiye yarılır. bu şekilde sınırsız sayıda paralel evren oluşur.
misalen, şu an biz gigantik zirvenin iptal edildiği, bkz verme tekniklerin bir takım gazete yazarları tarafından hayınca araklandığı evrende bulunuyoruz. gigantik zirvenin yapılacağı, sözlük dışında kimsenin bkz vermediği güzel bir evren de mevcut şu an. ama bizim onlardan onların bizden haberi yok, yarıldık bi kere.
(şu entriyi girmekle bile yarmış oluyorum evreni; çok yarılgan bir evrende yaşıyoruz, valla)
(
eyco, 07.08.2001 18:31 ~ 18:35)
kimi bilimadamları mitozla bölünen evrenler kuramı da demiştir bu mefhuma..
yine bir diğer kimileri, ünlü sayılarımızdan olan 7''yi boyut adetinin üst sınırı olarak telakki etmiştir.. hatta, yoğun enerji noktalarında -aşk üçgenleri, şeytan üçgenleri vs.- moleküllerin ayrışaraktan, o boyut senin bu boyut benim misali atlamalar yapılabilineceğinden dem vurmuştur..
kimileri ise, evrenin genliğini düşünüp "hadi lan ordan" diye kestirip atayazmışlardır..
son bi kimiler kalmış köşede.. onlara göre ise, zaman uzamsal olmadığı içün parçalanarak, aynı anda, -burası kilit noktası oluyor: "aynı an" dediğimiz zamanın kendisi oluyor zaar- pek çok doğrusal yöne gittiğini kurup, evrenin kavrayamacaği bir güçle sonsuz dönüşler yaptığını savlamışlardır ki, sonra da düşünce yetilerini kaybetmişlerdir kuşkusuz..
(bkz: beyin bulandırıcı entry)
konuya alex garland''ın the beach''inde ufağından değinilir...
(bkz: ayrı boyut)
(bkz: sürekli değişen gelecek)
paralel evrenler arasindaki geciþ paralel portlar sayesinde saglanir . hmmm .
(bkz: back to the future)
(bkz: star trek)
(bkz: sliders)
evren her karar asamasinda degil, zamanin sonsuz kucuk biriminde sonsuz sayida parcaya ayrilir. sizin karar vermis ya da vermemis olmaniz bu evrenlerin olusmasini ya da var olmasini etkilemez. yeni evrenler yaratamaz ya da yok edemezsiniz, onlar her zaman oradadir, varliklarindan haberiniz olup olmamasi bu gercegi degistirmez. verdiginiz kararlar sadece sizin bulunacaginiz evren hakkinda yapmis oldugunuz bir secimdir. hakkinda teoriler uretilen zaman ve gerceklik makinalari da bu evrenler arasinda gecis yapmanizi saglayacak araclardan baska bir sey degildir.
bu nedenle ornegin birisi gecmise giderek buyuk dedenizi oldurdugunde sizin de yok olmaniz gerekir seklinde bir kuram gecerliligini kaybeder. cunku o kisi (bay x diyelim) bazi gercekliklerde dedenizi oldurmeyi basarmis, bazilarinda da basaramamistir. ve siz su anda burada oldugunuza gore bay x''in basarisiz oldugu bir evrene aitsiniz. bu nedenle endise etmenize,paranoyak olmaniza gerek yoktur.
peter david adlı muhteşem star trek yazarı q squarred adlı kitabında delicesine irdelemektedir olayı.
(bkz: paralel hayatlar)
(bkz: zaman orgusu)
şuan kabul gören einstein ın meşur izafiyet teorisine göre uzay dünya gibi boyutlu değil 4 boyutludur , uzunluk derinlik genişlik ve (bonus) zaman boyutu. zaman boyutu diğer boyutların içinde bir örgü şeklindedir. gergin bir çarşaf düşünün, çarşafın üzerine konan bir cisim bulunduğu yeri ve etrafını çukurlaştırır buda yerçekimine neden olur, yani o çukura koyduğunuz bir bilye eğiklikten dolayı cisme doğru ilerleyecektir, bu cismin kütle çekim kuvvetidir, cismin kütlesi nekadar büyük olursa çökerttiği alanda okadar fazla olacaktır dolayısıyla okadar kuvvetli çekecektir. eğer bir cisim yeterince küçük ve yeterince ağır ise bu cisim zaman örgüzünü (çarşafı) yeterince çökertecek ve delecektir, işte buda karadeliğe neden olur.benim düşünceme göre paralel evren kavramı ikinci bir çarşafın varlığından var olmasından kaynaklanmaktadır, böylece karadeliğe giren bir cisim diğer çarşafa düşecek dolayısıyla "evren" atlayacaktır. bu yer çekimi öyle bir çekimdirki zamanı bile bozabilmektedir, lakin evrenin genişlemesini durduracak kadar kuvvetli değildir , evrenin inanılmaz bir hızla artı yönde ivmelenerek genişlediği kesin olarak saptanmıştır ve uzun yıllardır inanılan "evren yavaşlıyor öyle bir an gelecekki evren duracak ve geri toplanacak" düşüncesi kesin olarak çökmüştür. korkmayın. (kaynak: discovery channel, bart simpson)
(bkz: paralel evrenler teorisi)
stephen hawking''e göre paralel evren sayısı 11 dir.bu kuarama göre(ki tam olarak bilmiyorum) ayrıca(bkz: ah bi bilsem) bizim üstümüzdeki boyutların birer yansımasıyız.bunu aşk bazında ele alırsak bu kuramı en iyi platonik aşk acıklayacaktır.mesela bizim 4. boyuttaki eşizimiz eğer bir manitaya vurlmuşsa(hatta yiyişiyorlarsa) bizimde dogal olarak onun vurulduğu manitanın eşizine vurulmamız işten bile degil yani işten.yani ilk görüşte aşk yok bizim üst seviyemizdeki veledin suçu bunların hepsi...
manyak bi olay bu.düşününsenize biz bizim bir üstümüzdeki boyuta baglıyız onlarda kendilerinin bir üstündekilerine ve en üstte birileri var onlarda herşeyi yönetiyorlar ama ya onlarda en başa,ilk boyuta boyuta bağlıysa vınn herşey başa döndü.benim anlamadıgım(neyi anlıyorum ki) bizler (eğer bu kuram kanunlaşırsa yani gercekse )birer hologrammıyız.üstekiler bizimle eğleniyorlarmı.
men in black''in sonunda vardı bizim evrenimiz başka bi evrene ait canlıların bilyesinde saklıydı ya onların evreni kimin bilyesinin içinde saklı.sonsuz herşey.(evren bilyede bilyenin sahibi evrende evren bir başka bilyede oda başka birine ait) neyse ben kafayı yiyorum galiba(bkz: kafayi yiyenler)ne cok parantez kullanmışım yaws...
ne kadar saçma ve fantastik olduğunu ayan beyan ortaya seren lakin varmışçasına,olabilirmişçesine kendisine inanması da ayrıca inanılmaz zevkli olan bir kuramdır bu.güncel kullanımı için (bkz: sliding doors)
bütün yazılanlara ek olarak ulu borgesin kalemiyle şu satırlarda da akıllara takılmış kuramdır.."zaman hiç durmamacasına çatallara ayrılıyor..ve ben bunlardan birinde senin düşmanındım!"
glen morgan ile james wong ikilisinin eserlerinde kullanmaktan pek haz duydukları, bundan da büyük ihtimalle inandıklarını vardayacağım teori.
(bkz: interstate 60)
(bkz: ruya)
(bkz: parallel universe)
(bkz: lucid dreaming)