stephen hawking

atatürk'ümüzün, "sağlam kafa sağlam vücutta bulunur" sözüne ters bi adamdır... bu sözü duyunca/görünce espri kaynağıdır...
(cyrano, 07.11.2000 00:17 ~ 00:18)

kendisi icin ozel olarak hazirlanmis bir bilgisayarli sandalye ile yasamaktadir
ayrica bu dehanin bir evliligi de olmustur
ama kadin artik hawking in kendisine kole gibi davranmasina dayanamamis ve onu terketmistir
"adam ogleyin ekonomi kitabi okuyo burnunu bile ben siliyorum ama buna ragmen beni bir hizmetci gibi goruyor" beyanatinda bulunmustur kadin..
(luca, 05.08.2001 12:13)

(bkz: als)
(square, 05.08.2001 12:23)

dabbetül arz (bkz: yaşar nuri öztürk/#746176)
(andrew, 20.10.2001 01:16 ~ 06.02.2006 17:45)

ingiliz fizik profesorü
tam adı: stephen william hawking
doğumu: oxford 8 ocak 1942
kolej : oxford doğa bilimleri
phd: kosmoloji/cambridge (1966),
tecrübe:uygulamalı matematik ve teorik fizik
(cambridge 1973-79)
1979 lucasian professor of mathematics mertebesine ulaştı
uzmanlık alanı: evreni yöneten temel yasalar. einstein teorilerini de kapsayan , quantum mekaniği, evrenin kökeni ve kara delikler.
tez: "large scale structure of space-time" in 1971, (zaman ve uzayın geniş ölcekli yapısı)
en ünlü teorisi : kara deliklerin atom altı parçacıklar yaydıklari üzerine "havking radyasyonu teorisi"
taninmasini saglayan kitabi: "a brief history of time" (1988) (zamanin kisa tarihi). bu güne kadar 9 milyon adet satti. best seller listesine giren ilk fizik kitabi
hastaliği: amyotrophic lateral sclerosis, (a.l.s.) 1963'de kolejde semptomlar göstermeye başladi. 1974'ten sonra ağirlaşti,80'den sonra bakicilara muhtac hale geldi. hali hazirda hareket edebilmek için bir elektrikle kumanda edilen tekerlekli sandalye ve iletişim için çene kaslari ile idare edilen bir konuşma cihazi kullanmakta.

özel yaşami: kendisini aldattiği için ayrildiği eski karisi jane'den 3 çocuğu var. bir de torunu oldu. eşinden boşandiktan sonra bakicisi elaine mason ile halen süren bir evlilik yapti.
hali hazirda ikinci karisi ve yardimcilari ile dünyayi dolaşmakta ve sempozyumlara katilmaktadir. cnn, 'larry king live' da ekrana çikmiş ve simpsons çizgi filminde bir karektere ilham vermiş görünmekedir
http://www.pbs.org/...ing/cosmostar/html/hawking.html
(andrew, 20.10.2001 02:08 ~ 16.08.2005 14:37)

aynı zamanda üniversitede matematik öğretmenliği de yapmaktadır.
(aspava, 21.12.2001 22:07)

yakin zamanda diş dunyayla baginin giderek kopmaya basladigi haberinin cikmasiyla bizi uzen deha. "bu benden cok dunya icin bir trajedi" demiş.
(robin, 10.05.2002 03:16)

star trek setini gezerken anti madde reaktorunun onunde durup "iste ben bunun uzerinde calisiyorum" diyen (daha dogrusu yazan) insan.
(spacetimereality, 10.05.2002 03:22 ~ 03:23)

official web sitesi: http://www.hawking.org.uk
(dev, 21.06.2002 01:48)

12 yaşındayken 2 okul arkadaşı ile ileride önemli biri olacağına dair şekerine iddaya girmiş kişilik..
(wq, 28.06.2002 20:34)

los angeles'ta kanat çırpan bir kelebeğin tokyo'da yağmura neden olabileceğini iddia eden eşi bulunmaz zihin motoru.epey ilginç bir adam.tanışmak isterdim kendisiyle.
(tabularasa, 18.07.2002 12:05)

"zamanın kısa tarihi" kitabı en çok satan ama en az okunabilen yazar
(black wizard, 02.08.2002 00:56 ~ 14.07.2006 16:24)

sanıldığı gibi los angeles'ta kanat çırpan kelebek onun düşüncesi veya iddiası değil kelebek etkisi adıyla bilinen bir kaos algı biçimi ile ilgilidir. kendisi hawking radyasyonu dışında bilim dünyasına ve insanlığa hiçbir şey katmayan ve pek çok teorik fizikçi gibi atıp tutan bir kişiliktir. faydalı görülebilecek tek yanı popüler bilim magazini tarafından kahramanlaştırılan ve gençleri heveslendiren bir kişilik olma ihtimalidir.
(cem431, 31.08.2002 02:43 ~ 04:22)

su an icin son kitabi: (bkz: ceviz kabugundaki evren)
(bart, 12.10.2002 14:25)

on bilinmeyenli denklemleri kafadan çözebiliyomuş.bende dokuz bilinmeyenlilerini çözüyorum allaha çok şükür.
(aimar, 12.10.2002 19:29)

zamanin kisa tarihi* kitabinda söyle bir hikaye anlatır:
bir astronomi konferansında bir kadin, kürsüye seslenir:
"siz bizi kandiriyorsunuz,
dünya aslinda bir kaplumbaganin sirtinda duruyor" der.
bilimadamı "peki o kaplumbaga neyin üzere duruyor o zaman? " diye sorunca
kadin "ondan sonrasi hep kaplumbaga !" diye cevabi yapistirip bilim adamını dumura ugratir.
*
(time, 22.11.2002 03:11 ~ 16.07.2004 15:05)

uzayin ve zamanin baslangici gibi konular hakkinda soyle demistir:
''uzay-zamanin herhangi bir siniri yoktur ve bu nedenle sinirdaki davranislari incelemek gereksizdir. bilim yasalarinin coktugu hicbir tekillik yoktur; bu nedenle de sinir sartlarini koymak icin tanrinin yardimina ya da yeni yasalara gerek duyulacak, uzay-zamanin hicbir siniri bulunmaz. soyle de denebilir: 'evrenin sinir sarti, hicbir sinir bulunmamasidir.' evren kendini icerir ve kendi disindaki hicbir seyden etkilenmez. yaratilamaz ve yok edilemez. yalnizca olur.''
(infe, 06.01.2003 20:31)

cambridge universitesinin "department of mathematics" binasında oldukca sıkı korunan odasının/ofisinin kapısını görme serefine erdiğim deha...
(maddox, 06.01.2003 22:39)

23 ocak 2003 gunu cambridge universitesinden "godel and the end of physics" konulu bir konferans verecek ve bu konferans uydu yardimiyla ingilterenin diger universitelerine ve mit ye canli olarak aktarilacak.
(i invented internet, 22.01.2003 22:55)

mailime bugun gelen, hakkında yazılmış bir makaleyi sizlerle paylasmadan gecemeyecegim:

stephen william hawking” (1942-….) (s49), “başlangıç tekilliğini” bulan, yani herşeyin başlangıcının bir “tekillik” olduğunu ispatlayarak, dünya’da ilk kez allah’ı tanımlayan bilim adamıdır. bununla da kalmamış, “yaratılışı” çözümlemiştir. yaratılışın tekil olduğunu (allah’dan geldiğini); maddenin, mini karadeliklerin “sızıntılarından” türediğini kanıtlamıştır.
hawking’in yaşam öyküsü aslında acılarla doludur (k73). 1942 yılında, oxford, ingiltere’de doğan stephen hawking, cambridge üniversitesi’nde öğrenci iken, tedavisi mümkün olmayan “amyotrophic lateral sclerosis (als)” (motor-nöron bozukluğu) hastalığına yakalanır ve tüm vücudu giderek felç olur. 1985 yılında konuşma yeteneğini de yitiren ünlü bilim adamı, bugün, sadece iki parmağı ile kullanabildiği özel bilgisayarı aracılığıyla dış dünya ile iletişim kurabilmektedir.
dünya’nın gelmiş geçmiş en büyük fizik ve matematik dehası sayılan hawking, bu hastalığa yakalandığında ümitsizliğe kapılır, depresyona girerek kendini içkiye verir. ancak, 1963 yılında tanıştığı jane wilde onu hayata geri döndürür. hawking’in gizemli kişiliği, wilde’ı çok etkilemiştir. iki yıl sonra evlenirler. hawking artık ölümü düşünmemektedir; kendini bilime verir. evlendikten kısa bir süre sonra, ilk tezlerini oluşturmaya başlar. evrenin yaratılışı, 1960’lı yılların en çok konuşulan konularından biridir. bilim adamları, evrenin düzenli olarak genişlediğini düşünmekte, ancak yaratılışına bir çözüm getirememektedir. hawking, o dönemde, evrenin sonsuz yoğunluktaki tek bir noktadan yaratıldığını bulur ve bu fikrini, londra üniversitesi’nin tanınmış matematikçi ve fizikçilerinden roger penrose’a açar. birlikte çalışarak, 1969 yılında, einstein’in relativite teoremi ile bağdaşan teoremlerini ortaya koyarlar. einstein’in zamanı ve mekanı, bu tek noktada birleşmektedir. “daha başka bir deyişle” der hawking: “zamanın da bir başlangıcı olduğunu gösterdik”.
1970’li yıllarda tekerlekli sandalyeye oturmak ve yaşamının kalan kısmını orada geçirmek zorunda kalan hawking, durumuna yine de eskisi kadar üzülmez.
çünkü, geliştirdiği her teori, onu ruhsal açıdan beslemekte, yaşama sevinci vermektedir.“en büyük zaferim” dediği karadelikler teorisi ilgiyle karşılandığında, “nihayet kendimi temize çıkardım” demiştir. 1971 yılında, teoremini daha da ileriye götürerek, karadeliklerin, sadece ölü yıldızların bir aşaması olmadığını; evrenin başlangıcında, o süreçte oluşan muazzam güçlere bağlı olarak, mini karadeliklerin de oluştuğunu açıklar. hawking’e göre, sadece bizim galaksimizde, en fazla bir proton büyüklüğünde, ancak everest dağı kadar da ağır, en az bir milyona yakın karadelik bulunmaktadır. stephen hawking’in 1973 yılında ulaştığı şaşırtıcı sonuçlar, inanılmaz bir teorinin başlangıcını oluşturur: karadelikler sürekli olarak bazı parçacıklar
göndermektedir (buna, daha sonra hawking işıması adı verilmiştir). bu durum, karadeliklerin, zamanın dışında kalması demektir (k74). bu teori, o zamana kadar bilinenlere öylesine ters düşmektedir ki, hawking, hesaplamalarını defalarca kontrol etme gereğini duyar. 1974 yılında, “karadelikler yoluyla parçacık oluşumu” adlı çalışmasını bilim dünyasına açıklar. bilim dünyasında bir dönüm noktası olarak nitelenen bu başarısından sonra, aynı yıl içersinde, cambridge üniversitesi’nde, (birincisi isaac newton’a (1642-1727), ikincisi paul adrien maurice dirac’a (1902-1984) verilen) “lucasion professor of mathematics” payesi ve kürsüsü, üçüncü kişi olarak stephen hawking’e verilir.
einstein’in başarısı, sadece kuantum fiziğine olan katkıları ve relativite teoremi ile sınırlıdır. hawking, mini karadeliklerin ve kara boşlukların astronomisini oluşturmuş ve bu astronomi sayesinde, bilim tarihinde ilk kez, relativite, kuantum ve birleşik alanlar teorileri’ni tek bir teoremde biraraya getirerek, evrenin karmaşık yaratılışını çözümlemiş ve bunların tamamını geliştirerek, yaratılışın bir “tekillik” (allah) tarafından başlatıldığını ispatlamıştır (k75).
uzay-zaman konusunda herkesin anlayabileceği bir kitap yazmayı kafasına koyan hawking, bu amacını 1988 yılında yayınladığı, “the brief history of time” (zamanın kısa tarihi) adlı kitabıyla (k73) gerçekleştirir. aynı yıl içersinde ülkemizde de yayınlanan bu kitap, en çok satan kitaplar listesinde en uzun süre kalarak “guinnes book of records” a girmiştir. hawking, bu kitabında, “yaratıcıya htiyacımız olduğunu ve insan aklının en büyük zaferinin, tanrı’nın ne düşündüğünü bilmek olduğunu” söylemiştir.
hawking, newton’un kürsüsü olan lucasion profesörlüğüne layık görülen üçüncü britanyalı’dır. ancak, bilim dünyasının bu dev ismine halen bir nobel ödülü verilmemesi dikkat çekicidir. nobel ödülü, bugüne kadar, islam aleminden sadece pakistanlı profesör abdus salam’a (s32) verilmiştir. buluşları ile einstein’ı kat be kat geçen hawking’e, bugüne kadar bir kaç özel nobel ödülü verilmesi gerekirken, sadece bazı payelerle geçiştirilmiş olmasının başlıca nedeni, onun gizli de olsa müslüman olmasından iyice kuşkulanılmasıdır.(aiberg’in bu notları yazdığı tarihten 12 yıl sonra bile, içinde bulunduğumuz 2000 yılında, hawking’e hala bir nobel ödülü’nün verilmemiş olması dikkat çekicidir). gerçekten, hawking, müslümanlığını şimdilik açıklamaktan kaçınmakta; ancak zig-zag öğretisi mensuplarına gönderdiği ozel mesajlarda, bunun diğer zig-zag yazarlarınca açıklanmasını istemektedir (bu istek, aiberg’in kitaplarında yerine getirilmiştir).
hawking bir röportajda (g14), “tanrı kavramını gözardı ederek, evrenin başlangıcından söz etmek zor olur. evrenin yaratılışı üzerindeki çalışmalarım, bilim ve din arasındaki bir çizgidedir. fakat ben bu çizginin bilim tarafında kalmaya çalışıyorum” demiştir. onun bu tercihi, tanrı arayışını okuyucuya empoze etmek yerine, bilimin gerçeklerini onlara dolaysız sunmaktır. eğer hawking, kitaplarında, allah, kur’an ve islamiyet’ten söz etseydi, bunu empoze kabul edebilecek ön fikirli batı toplumunda belki de hiç okunmayacaktı. dolayısıyla, onun, arayış içindeki bilim adamlarını ve okuyucularını, “tanrısızlıktan, tanrı kavramına” getirmek üzere bir yol izlediği sonucuna varıyoruz.
allah’ın kozmik yaratma tekilliğine uzanacak kadar büyük bir deha olan stephen hawking ve onunla birlikte çalışmalarda bulunan ingiliz matematikçi “roger penrose” (k75, k114, k115, d34), zig-zag grubu’nun değerli birer üyesidirler. hawking, bugüne kadar yaptığı sayısız buluşla bir çok batılı bilim adamının allah’a yaklaşmasını ve müslüman olmasını sağlamıştır. günümüzde, bilim dergilerinde, evren ve yaratılış ile ilgili olarak yazılan makalelerin tamamına yakını, hawking’in bulgularından türemiştir. çağımızın, hatta her çağın en büyük kozmogoni uzmanı olan hawking’in teoremleri, hala aynı hayret ve hararetle güncelliğini korumaktadır.
stephen hawking’in ateist olmadığı, tanrı tekilliğini bizzat ispatlamış olması ile apaçık ortadadır. hıristiyan olmadığını ise, hawking, bir makalesinde şöyke açıklamıştır:
“1981 yılında, vatikan’da, papa’nın düzenlediği kozmoloji konulu bir seminere, konferans vermek üzere davet edildim. konferansta, “evrenin bir başlangıcı olduğunu, bir yaratılış tekilliğinden geldiğini, sınırsız olduğunu ve bunun da ötesinde, evrenin katları olduğunu ispatlı olarak anlattım. fakat, papa, herhalde benim konferansa pek fazla kulak vermemiş olacak ki, daha sonra davetlilerle yapılan görüşme sırasında beni kutlamakla birlikte, büyük patlama’nın oluşumunu ve öncesini “araştırmamamı” benden özel olarak istedi. çünkü, ona göre, yaratılış anı ve öncesi, tanrı’nın işiydi; tanrı’nın işine ise hiç karışılmazdı. aslında, ben, yaratılışla birlikte, yaratılış öncesinin de sonlu-sonsuz olduğunu, dolayısıyla bir başlangıç olan yaratılış anının hem var, hem de yok olduğunu kastetmiştim. tanrı’yı bu kadar dar bir evrenin içine yerleştiren papa ise, onu evrenden biraz önce yaratılmış bir yaratık yapıvermişti. oysa, fiziksel yaratılış, kendinden önceki bir dizi yaratılışın devamıydı. tanrı, nasıl bu peşpeşe yaratılışlar dizisinin bir halkası olurdu? bu nedenle, konferansı izleyenlere, “tanrı evreni yaratmadan önce ne yapıyordu? diye sordum. tanrı’yı yermek için değil, kilisenin 300 yıllık hatasını yeniden tekrarlamaması için böyle konuştum. benim tanrı’m, papa’nın tanrı’sı değildi. papa’nın tanrı’sı bir yaratıktı. ama, benim bilim yoluyla ve içimdeki gizli güçlerle bulduğum gerçek tanrı, “mutlak yaratan”dı. “tek yaratan”, ortağı ve benzeri olmayan, her şeyin üstünde bir “tekillik” (singularity). benim tanrı’m, papa’nın temsil ettiği görüşün (hıristiyanlığın) beyinlerindeki hayali, sahte tanrı’yı bile yaratandı. bu konferansı verdiğim 1981 yılında, ne tuhaftır ki, bundan 300 yıl önce, aynı kilisenin papa’sı karşısında uğraş veren galilei’nin durumuna düşmüştüm.
papa, cehaletin inatçı, israrcı bir temsilcisi gibiydi. benim dinim, bilimin yol gösterdiği, içimdeki gizli gücün diniydi. papa’nın dini değildi.”
hawking, evreni, arz’dan arş’a kadar genişleterek, bilimi allah’a ulaştırmış; tek bir evren yerine, (alemlerin rabbi uyarınca) sayısız parelel evreni bulmuş ve insanlık tarihinde ilk kez, bunu bilimle ispat etmiştir (k75). onun bilimiyle, diğer dinlerce öngörülen dünyasallık olgusu, evrenselliğe dönüşmüş ve kur’an’ın yüce boyutlarına ulaşmıştır.
stephen hawking,1995 yılında, oxford üniversitesi’nde yapılan bir konferansta, zaman yolculuğu konusunda şunları söylemiştir (g14): “sizi temin ederim ki, henüz yapan birini görmememize ve olduğunu kanıtlayamamıza rağmen, zamanda yolculuk mümkündür. evrendeki karadelikler, zaman yolculuğunu mümkün kılabilir. çünkü, karadeliklerin, gelecekteki uygarlıklar tarafından kullanılabileceği yolunda “ciddi iddialar” ve “bulgular” var.”
hawking’in bu sözleri, yazarımız aiberg’in, “gelecekten gelen zaman gezmenleri dünya tarihini değiştirmiş olabilirler” tezini destekler, hatta doğrular niteliktedir. çünkü, hawking, bu konuda “ciddi iddialar” ve “bulgulardan” söz etmektedir.
aynı konferansta, “zamanda yolculuk mümkünse, niçin kimse gelecekten gelip, bize bunun nasıl olduğunu göstermiyor?” sorusuna, hawking şu cevabı vermiştir: “insanoğlunun doğası gözönüne alındığında, gelecekten bir insanın günümüze gelmeyeceğine ve biz zavallı, geri kalmış atalarına, zamanda yolculuğun sırlarını anlatmayacağına inanmak çok zor.”
hawking, bu konferansta, kuantum teoremi ile ilgili olarak da şöyle bir örnek verir: “bir an için, enerjiyi para olarak düşünün. eğer bankadaki hesabınızda para varsa, bu parayı istediğiniz gibi çekebilirsiniz. ama, klasik yasalara göre, bankadaki hesap mevcudunuzdan fazla para çekemezsiniz. ancak, fiziğin en engin ve genişlemeye müsait kuantum teoremi’nde bu mümkündür. yani, hesabınızdaki mevcudunuzun üzerinde para çekebilirsiniz. başka bir deyişle, kuantum teoremi yardımıyla, mevcut olan enerjinin üzerinde bir enerjiyi kullanabilirsiniz.”
(tequila boom boom, 24.03.2003 15:10)

sandalyesindeki sesin, niye dogal aksani olan ingiliz aksanini yansitmadigi yonundeki soruya, "hatunlar amerikan veya iskandinav aksanini tercih ediyor da ondan" demis insan
(ambale ambale, 23.01.2004 06:55)

yaşamının beyazperdeye aktarılması gündeme gelmiş fizikçi.
(uzum, 18.02.2004 17:23 ~ 27.10.2004 14:03)

şu tarih itibari ile zatüre teşhisi nedeniyle hastaneye kaldırılmıştır.
(bkz: eksi sozluk haber ajansi)
(caesar, 24.02.2004 15:30 ~ 15:31)

papa tarafından bigbangin öncesiyle ilgili arastirma yapmasi yasaklanan astrofizikci.
(fallenstar, 23.05.2004 19:31 ~ 31.12.2005 01:18)

the simpsons ın bir bölümüne (bilgisayarı ile birlikte) "konuk ses" olarak katılmıştır kendileri.
(solitaire, 21.06.2004 01:29 ~ 01:29)